Geleneksel El Sanatları: Aksaray kültürünün bir parçası olan ve geçmişte ekonomik hayata yansıyan geleneksel el sanatlarının çoğu kaybolmuştur. Örneğin, deri işletmeciliği yüzyıllar boyunca Aksaray için önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Aksaray’daki önemli birkaç köprüden birinin adının “Debbağlar Köprüsü” yani “dericiler köprüsü” olması dericiliğin uzun yıllar Aksaray’da var olduğunu gösterir.
Bununla birlikte yüzlerce yıldır sürdürülen kimi el sanatları, günümüzde de halen varlığını korumaktadır.
Halıcılık: Çatal Höyük’te ortaya çıkarılan duvar resimlerinde; av, ölü törenleri yanında geometrik dokuma kumaş motiflerine rastlanmıştır.
Doğal ihtiyaçlardan doğan dokumacılık, çok eski çağlardan beri Aksaray’da sürdürülen bir uğraştır. Aksaray Acemhöyük (Sarıkaya Sarayı’nda) de yapılan kazılarda taban üzerinde küçük parçalar halinde ele geçen beyaz renkli keten bezin bir yüzüne altın iplikle koyu ve açık mavi fayans boncuklar işlenmiştir. Bez yangının etkisiyle bir curuf görünümünü almasına karşın M.Ö 1800’lü yıllarda Aksaray’daki dokumacılığı göstermesi açısından son derece önemli bir buluntudur. Devamını Okuyun »
Toplam Okunma : 111 , Bugün : 0
Yöre Mutfağı
Aksaray’da hububatın geniş bir alana yayılmış olması ile bundan mamul yiyecekler, hayvancılığın gelişmiş olması dolayısıyla da et ve süt mamulleri, ayrıca bağ ve bahçelerden elde edilen sebze ve meyvelerle de mutfak için oldukça zengin malzemeler elde edilmektedir.
1- Yufka: Yılın belirli aylarında ve yer yer her gün yapıldığı da olur. Uzun süreli yapılan ekmekler için, ölçeği testi olarak bilinen çok testili hamurlar yoğrulur. Ailenin erkekleri, hamurları üzeri temiz bir bezle örtülü olduğu halde çiğnerler. Yoğrulan hamurlar beze denilen küçük parçalara ayrılır. Bunlar düzgün ekmek tahtaları üzerinde, ince, uzun oklavalarla çok ince bir şekilde açılır ve ateş üzerinde bir sacta pişirilir. Pişirme sırasında ekmeğin yanmaması için (pişirgeç) kullanılır. Devamını Okuyun »
Toplam Okunma : 34 , Bugün : 0
ESKİ AKSARAY EVLERİ
Uzun bir tarihi geçmişe sahip olan Aksaray, aynı zamanda Türk Mimarisinin güzel örneklerini sergileyen önemli merkezlerden biridir. İl de özellikle Anadolu Selçuklu ve Beylikler Dönemi taş işçiliğinin en güzel örnekleri yer almaktadır. Şehrin Merkezini oluşturan Ulu Cami çevresinde kümelenmiş mahalleleri ve daha sonra da kenarlara taşmış eski mahalleler dar ve yer yer düzensiz sokakları ve bu sokaklar boyunca dizili kalın, taş duvarlı evlerden meydana gelmekteydi. Ancak bu kalın duvarların ardında kalan ve dışarıdan neredeyse pek görünmeyen evleri anlamak için içeri girerek ziyaret etmek gerekir. O zaman göz zevkinizi okşayan muhteşem yapılarla karşılaşılır. Evlerin birçoğu mütevazi tarzda inşa edilmişlerse de, şehirde epeyce büyük, iki katlı konaklara da rastlanmaktadır. Devamını Okuyun »
Toplam Okunma : 54 , Bugün : 0
Aksaray’da Kıyafetler:
Aksaray kadınının kıyafetlerini, kırsal kesimlerde, gündelik ve özel günlerde giymiş olduğu kıyafetler olarak incelemek mümkündür. Aksaray kadının gündelik ve özel günlerde giydiği kıyafetlere geçmeden önce Aksaray kadınının özelliklerini araştırmak gerekir.
Anadolu da kadın tarih çağlardan bu yana üretimin ve doğurganlığın sembolü olmuştur. Bu özeliklerle oluşan Anadolu kültürü içinde kadın ana tanrıca olmuş ve bu kült geleneğe bağlı olarak günümüze kadar gelmiştir. Aksaray kadını bu geleneğin temsilcisi olarak bu yaşamda önemli bir yer almıştır. Kadınlar oluşan bu kültür gereği özellikle ev ve devlet yönetiminde büyük roller üstlenmiştir. Evde, ve dışarıda derleyici ve toparlayıcıdır. Eşine ve çocuklarına bağlı olan kadın bu görevlerini büyük özverilerle yerine getirir. Kendi için fazla yaşamayan Aksaray kadını kendine yeterince zaman ayırmaz, lüks ve süse fazla düşkün değildir (son 25 yıla kadar). Kazanca göre harcamalarını bilir. Geleneklerine bağlı Aksaraylı kadının incelik ve zarafetini evinin her köşesinde görmek mümkündür. Devamını Okuyun »
Toplam Okunma : 79 , Bugün : 1
Sarıyahşi ilçesinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. İbrahim Hakkı Konyalı, Abideleri ve Kitabeleri ile Şereflikoçhisar adlı eserinde Sarıyahşinin XIII. yy. ortaları ile XIV. yy. başlarında kurulduğunu söylemektedir. Oymaklar önce şu an Kırşehir sınırları içindeki Rumkuş adlı mevkiden Sarıyahşi yaylasına yerleşmişlerdir. Sonra da bugünkü ilçenin bulunduğu yere yerleşerek, burada Sarıyahşi köyünü kurmuşlardır.
Sarıyahşi yedi örenin ortasına kurulmuştur. Taşlı Ören mevkiinde Grekçe yazılı bir mezar taşı bulunmuştur. Kurtuluş mahallesinde Selçuklu Caminin tamiri esnasında cami önünde mermerden yapılı bir aslan başı ve genelde kiliselerde kullanılan uzun mermerler mevcuttur. Ancak bunlar sökülüp götürülmüştür.
Devamını Okuyun »
Toplam Okunma : 42 , Bugün : 0
Ortaköy ve çevresinde, şimdiye kadar kapsamlı bir tarihi ve arkeolojik araştırma yapılmamıştır.
Aksaray ve çevre illerde yapılan (Acemhöyük, Alişar, Boğazköy) kazılarda elde edilen belgeler de buraların İlk Tunç Çağı’na uzanan tarihini ortaya çıkarmıştır. Ortaköy çevresindeki Kalehöyük, Koçhasan Höyüğü ve Muratlı höyük gibi birden fazla kültür katları bulunan yerleşim merkezlerinde yapılacak arkeolojik kazı ve araştırmalar Hititler dönemi için yeni belgeler verebilecektir.
Hititlerden sonra M.Ö. VII. yy. da Friglerin hakim olduğu bölgede Ortaköy de yer almaktadır. Frig kültüründe görülen “ölü gömme” usullerinden oyulmak suretiyle yapılan Kaya mezarlara, bölgelerin jeolojik yapısı itibariyle rastlanılmamaktadır. Buna karşın Frig soylularının gömüldüğü tümülüslere sıkça tesadüf edilmektedir.
Devamını Okuyun »
Toplam Okunma : 55 , Bugün : 0