Her kayada bir yel eser, gönül umduğu yere küser.
Aşığın kırk, kırk para, ama ütülmesi ayıp.
Koça boynuz yük değildir.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.
Yapalağın yavrusu, gözüne şahin görünür.
Al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunur.
Yattığı ahır sekisi, söylediği İstanbul Türküsü.
Akıllı düşünene kadar, deli vurur, yatırır.
Al Allah delini, zapteyle kulunu.
Allı evlendi, güllü gelin oldu.
Anası elden geldi, danası ele gidecek.
Aba vakti yaba, yaba vakti aba.
Aptal ata binmiş, bey oldum sanmış
Aptalın karnı doyunca gözü yolda olur.
Acele etsen de is olacağına varır
Acemi nalbant gavur eşeğinde öğrenir.
Acı acıya, su sancıya, kes avrat bir soğan daha.
Acı dil insanı dinden, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Aç doymam sanır, tok acıkmam sanır.
Aç it fırın damı deler.
Açma kutuyu, söyletme kötüyü.
Adam adama lazım olur.
Adamın alası içinde, hayvanın alası dışındadır.
Baskısız çalıyı yel alır.
Bahar derdi, güz derdi, oğlan derdi, kız derdi.
Bağa bak üzüm olsun, istemeye yüzün olsun.
Bir tuzsuz bir tuzluyu, yalaya yalaya tüketir.
Bir çiçekle yaz olmaz.
Çanağında ziftin olsun, Bağdat’tan alıcısı gelir.
Çıktı Şubat, girdi Mart,al döşeğini yerine yat
Dost kusura bakmaz,düşman hizmet beğenmez.
Deli kendinden deliyi görünce, deyneğini saklar.
Düşmanın karınca bile olsa, sen onu merdane bil.
Dert iğneyle girer, çuvaldızla çıkmaz.
Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye.
Gevezeyi cehenneme almışlar, odun yaş diye bağırmış.
Gelin ata binmiş, gör kimin kapısı.
Hacı emmim eşeğe binmiş, ayakları yerde sürünür.
Toplam Okunma : 68 , Bugün : 0
Aşığı kurşunlamak.
Akla karayı seçmek.
Arka eteğinde namaz kılınmaz. (Güvenilmez insan).
Ayran geven.
Anasından emdiği süt burnundan gelmek.
Aklını peynir ekmekle yemek.
Azı karar çoğu zarar.
Abuk sabuk konuşmak..
Arının yuvasına çöp sokmak.
Aşağı yalaktan yem yemez.
Arpası fazla gelmek.
Bizim it bolta getirdi mi?
Boyu kavak, aklı savak.
Buldukça bunamak.
Çala çala bir havaya benzetmek.
Çene değil, Bor bezinden kötü.
Eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek.
Göbeği sivişmek(Anlatmada çok güçlük çekmek).
Hoşkaş kesmek (Çok yorulmak). .
Önce refik(arkadaş), sonra tarik (yol).
Tencere tava, hepsi bir hava.
Toplam Okunma : 71 , Bugün : 0
| 1- Aç kilit, açmam kilit, |
2-Az gittik uz gittik, |
| Kapının anahtar nerde? |
Dere tepe düz gittik, |
| Suya düştü. |
Altı ay bir güz gittik, |
| Su nerede’? |
Bir de arkamıza baktık ki |
| Canımız içti. |
Bir arpa boyu yol gittik. |
| Camız nerde? |
|
| Dağa kaçtı. |
|
| Dağ nerde? |
|
| Yandı, kül oldu gitti. (Aç kilit oyunu oynanırken söylenir) |
|
3- Nazar değmesin diye horoz sesi duyulmayan bir yerden toplanan üzerklik otu ateşte yakılarak tüttürülür. Bu üzerklik ateşe atılmadan birçok (İsmail Özmel, Niğde’li Şair ve Yazarlar) tekerleme söylenir; Bunlardan iki küçük örnek:
Devamını Okuyun »
Toplam Okunma : 91 , Bugün : 0
Niğde Çevresi’ndeki Türküler:
Niğde türkülerini; alay havalan, kaşık oyun havalan, uzun havalar, ağır havalar ve bağlantılar diye dört bölümde ayırabiliriz. Halkımızın bütün ruh halini dile getiren türkülerimiz bazen bir tarihi olaya mührünü vurmuş, bazen de bir sevgiyi mısralarında ölümsüzlüğe kavuşturmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında gidip yıllarca dönmeyen veya ardından ölüm haberleri alınan kişilerin Yemen ve uzak illerle ilgili birçok olayları türkülere konu olmuştur. Yemen’e giden bir askerimizin ardından yakılan şu türkü muhakkak ki çok uzun konuşmalardan daha etkili ve duygulandırıcıdır.
Kum tipisi çıktı görünmez atlar,
Pek perişan oldu küheylan atlar,
Kırıldı askerim atılmaz toplar.
Top olmazsa Arap gelmez imana
Kendim ettim kendim buldum kime ne?
Devamını Okuyun »
Toplam Okunma : 33 , Bugün : 0